17 Ağustos’un 27. Yılında Jeoloji Mühendislerinden Sert Uyarı
17 Ağustos’un 27. Yılında Jeoloji Mühendislerinden Sert Uyarı: “Afet Riski Ranta Kurban Edilemez”
Türkiye tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden tam 27 yıl geçti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Yönetim Kurulu, Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı anma ve basın açıklamasında, geçen çeyrek asra rağmen kentleşme ve yapı denetim politikalarında gerekli derslerin çıkarılmadığına dikkat çekti.
Resmi verilere göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği, 50 bine yakın vatandaşın yaralandığı ve 375 bin yapının ağır hasar gördüğü 7.4 büyüklüğündeki felaketin acısı hâlâ tazeliğini koruyor. Ancak uzmanlar, depremin sadece jeolojik bir doğa olayı değil, yanlış planlama ve denetimsizlik neticesinde toplumsal bir yıkıma dönüştüğünün altını çiziyor.
“Deprem Bir Doğa Olayıdır, Afete Dönüştüren İse Yanlış Politikalar”
JMO Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, doğa olaylarının felakete dönüşmesindeki temel sebebin karar alıcılar ve uygulayıcılar olduğu vurgulandı. Jeolojik veriler dikkate alınmadan yapılan alan parselasyonları ve denetimsiz yapılaşmanın ağır bedeller ödettiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“17 Ağustos Marmara Depremi; yalnızca büyük bir jeolojik fenomen değil; yanlış yer seçiminin, plansız kentleşmenin, niteliksiz yapılaşmanın ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin ihmal edilmesinin bir sonucudur. Aradan geçen yıllarda yaşanan yeni depremler, ne yazık ki bu kırılmanın hâlâ giderilemediğini açıkça göstermektedir.”
Afet Risk Yönetim Sistemi İvedi Olarak Kurulmalı
Açıklamada, merkezi ve yerel yönetimlerin afetlerle mücadelede reaktif değil, proaktif bir yaklaşım benimsemesi gerektiği ifade edildi. Mevcut risklerin tespiti ve yeni risklerin üretilmemesi adına sürdürülebilir bir Afet Risk Yönetim Sistemi kurulmasının aciliyetine dikkat çekildi.
Güvenli ve dirençli şehirlerin inşa edilebilmesi için şu hayati adımların atılması gerektiği hatırlatıldı:
-
Zemin Ve Jeolojik Etüt Zorunluluğu: Jeolojik-jeoteknik etütlerin bürokratik bir formalite olarak görülmekten çıkarılıp, can ve mal güvenliğinin temel şartı kabul edilmesi.
-
Bilimsel Kent Planlaması: Tüm imar ve kentleşme planlarının bölgenin jeolojik ve zemin davranış karakterine göre şekillendirilmesi.
-
Sürekli Denetim: Yapı üretim sürecinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz uygulanması ve kamusal denetimin artırılması.
“Dirençli Yerleşimler Bir Tercih Değil, Kamusal Bir Zorunluluktur”
Depremlerin yıkıcı etkilerini azaltmanın bilimsel ve kamusal politikalarla mümkün olduğunu belirten Jeoloji Mühendisleri Odası, açıklamasını toplumsal bir çağrı ile tamamladı:
“Afetlere dirençli yerleşimler mümkündür ve güvenli yaşam her yurttaşın en temel hakkıdır. Afetlere hazırlıklı ve dirençli kentler inşa etmek bir tercih değil, kamusal bir zorunluluktur. Yaşamını yitiren tüm yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, tüm karar alıcıları bilimsel çözümler temelinde sorumluluk almaya davet ediyoruz.”
Malatya Siyaset haber portalında yerel ve ulusal siyaset gündemini, kamuoyunu ilgilendiren gelişmeleri objektif ilkeler doğrultusunda yayına hazırlamaktadır.