Yerinde Dönüşümde Çifte Standart!.
Yerinde Dönüşümde Çifte Standart!. Hak Sahibine 4 Katına, Dışarıdan Alana Faizsiz ve Yarı Fiyatına!
2023 depremlerinin ardından “Devlet güvencesiyle evime kavuşacağım” diyerek TOKİ hak sahipliğinden vazgeçen ve yerinde dönüşümü bekleyen depremzedeler, sessiz sedasız değiştirilen Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle büyük bir şok yaşıyor. İlk başta “sabit taksitli devlet desteği” olarak sunulan sistem, yapılan son düzenlemeyle adeta bir “enflasyon faturasına” dönüştü.
Üstelik Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un son açıklaması, aynı binada akılalmaz bir adaletsizliği ortaya çıkardı: Hak sahibi depremzede fahiş bir borç yükü altında ezilirken, dışarıdan gelen alıcıya yarı fiyatına ve faizsiz ev satılacak!
Malatya başta olmak üzere deprem bölgesinde yerinde dönüşüm projeleri tüm hızıyla sürerken, inşaatların arkasında sessiz sedasız büyüyen devasa bir mağduriyet dalgası patlak vermek üzere. İnşaat süreçlerine dahil olamayan ve tapuları geçici olarak Hazine’ye devredilen binlerce vatandaş, “maç esnasında değişen kurallar” yüzünden evlerini tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya.
İşte depremzedeyi kamu bankası faizlerinin bile üzerine çıkan bir borç sarmalına iten ve aynı binada çifte standart yaratan o sürecin anatomisi:
Kurallar Ortada Değişti: Sabit Taksit Hayali Nasıl Suya Düştü?
Depremin hemen ardından, 10 Nisan 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7452 Sayılı Kanun, yerinde dönüşüme girmeyen maliklerin tapularının geçici olarak Hazine’ye devredileceğini, inşaat bittikten sonra ise TOKİ’den ev almamış olmak kaydıyla evlerin mülkiyetinin yeniden vatandaşa satılacağını taahhüt ediyordu.
O dönem zor durumda olan vatandaşı rahatlatan en büyük vaat ise şuydu: Yapım maliyetinden hibe düşülecek, kalan borç eve teslim edilene kadar TÜFE oranında güncellenecek ve teslimden sonra 84 ay boyunca SABİT taksitlerle ödenecekti. Vatandaş da bu devlet güvencesine inanarak TOKİ hakkını kullanmadı ve yerinde dönüşümü bekledi.
Ancak 1 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 10019 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile sistem tamamen değiştirildi. Yeni kararnameyle taksitlerin teslimden sonra sabit kalması uygulamasına son verilerek, kalan borcun her yılın Ocak ayında yeniden TÜFE oranında güncellenmesi (faizlendirilmesi) şartı getirildi.
Dehşete Düşüren Matematik: 4 Milyonluk Ev Nasıl 15 Milyon Oldu?
Malatya’da 2024 yılında başlayan yerinde dönüşüm projelerinden somut bir örnek, bu değişikliğin depremzedenin sırtına bindirdiği yükü net bir şekilde özetliyor:
Eski Kararnameye Göre Hesap (Sabit Ödeme):
• Müteahhit Anlaşma Bedeli: 3.300.000 TL
• Teslim Tarihi (Eylül 2026): %20 KDV eklenip, 750.000 TL hibe düşüldükten ve inşaat süresindeki ortalama TÜFE yansıtıldıktan sonra depremzedenin teslim anındaki borcu: YAKLAŞIK 4 – 4.2 MİLYON TL.
• Bu borç 84 aya bölündüğünde aylık taksit: 47.000 TL – 50.000 TL (Yedi yıl boyunca sabit).
Yeni Kararnameye Göre Hesap (Kartopu Etkisiyle Büyüyen Borç):
• Eylül 2026’da evini alan vatandaş yine 4-4.2 Milyon TL borçla başlayacak.
• Ancak her yılın Ocak ayında kalan borç bakiyesi yeniden ortalama %32-35 civarındaki TÜFE oranıyla çarpılarak artırılacak.
• Sonuç: İlk yıllarda makul görünen taksitler, sonlara doğru aylık 400.000 TL seviyelerine fırlayacak! 84 ayın sonunda depremzedenin cebinden çıkacak toplam para 14 – 15 MİLYON TL’yi bulacak.
Skandalın Boyutu: Bugün bir depremzede devletten yardım almak yerine herhangi bir kamu bankasından ticari kredi çekerek bu evi yapmaya kalksa, 84 ayda ödeyeceği toplam rakam 10-11 Milyon TL civarında kalıyor. Devletin “afetzedeyi koruma” amaçlı yapılandırması, banka faizlerinin bile üzerine çıkmış durumda.
Aynı Binada “Çifte Standart” Paradoksu: Hak Sahibine Çile, Üçüncü Şahsa Müjde!
Süreçteki en büyük çelişki ve vicdanları yaralayan son gelişme ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 22 Mayıs 2026 tarihinde sosyal medya hesaplarından yaptığı duyuru ile ortaya çıktı.
Bakan Kurum, Hazine adına tescil edilmiş (ödeme güçlüğü çekenlerin veya TOKİ’ye geçtiği için payı Hazine’de kalanların) dairelerinin, rayiç bedel üzerinden %50 indirimle peşin veya %10’u peşin, kalanı 60 ay faizsiz sabit taksitle satılacağını açıkladı.
Bu durum, aynı apartmanda akılalmaz bir adaletsizliği doğuruyor:
• Dışarıdan Gelen Alıcı: Depremle hiçbir bağı olmayan, parası olan bir vatandaş, Hazine’ye geçen daireyi yarı fiyatına ya da 60 ay boyunca tek kuruş faiz/enflasyon farkı ödemeden sabit taksitle satın alabilecek.
• Depremzede Hak Sahibi: Evini, işini, anılarını depremde kaybetmiş, devletine güvenerek yerinde dönüşümü beklemiş asıl mülk sahibi ise kendi öz evini geri alabilmek için 7 yıl boyunca her yıl katlanan enflasyon farklarıyla, evin maliyetinin tam 4 katını (14-15 Milyon TL) ödemek zorunda bırakılacak.
Malatya Kamuoyu Çözüm Bekliyor
Aynı çatı altında, yan yana iki daireden birinin depremzedeye fahiş bir enflasyon sarmalıyla, diğerinin ise dışarıdan birine “faizsiz ve indirimli” sunulacak olması, bölgedeki hukukçuları ve sivil toplum kuruluşlarını da ayağa kaldırdı.
Sokakta, çarşıda ve pazarda yükselen bu çığlığın ardından, deprem bölgesindeki milletvekillerinin ve ilgili bakanlığın “maç esnasında değişen” bu adaletsiz kararname hükmünü acilen revize etmesi ve asıl hak sahibi olan depremzedelere ilk vaat edilen “sabit taksitli” ya da en azından üçüncü şahıslara tanınan “faizsiz” kolaylığı sağlaması bekleniyor. Aksi takdirde, depremin yıkamadığı vatandaşı, bürokrasinin ve enflasyonun borç yükü yıkacak.