15.09.2026 - Malatya’nın Güçlü Sesi, Siyasetin Kalbi

Malatya Kayısısında Fiyat Krizi Büyüyor

Malatya Kayısısında Fiyat Krizi Büyüyor
🔊 Haberi Dinle (~11 dk)

Malatya Kayısısında Fiyat Krizi Büyüyor: Üretici 400 TL Taban Fiyat ve TMO Müdahalesi İstiyor

Malatya ekonomisinin en önemli yapı taşlarından biri olan kuru kayısıda fiyat tartışmaları yeniden üreticinin gündeminin ilk sırasına yerleşti. Yıl boyunca yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ederek ürününü hasat noktasına getiren çiftçiler, piyasada oluşan fiyatların üretim maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek çözüm bekliyor.

Üreticilerin en büyük tepkisi ise alımların yavaşlaması ve piyasadaki talep daralmasının fiyatları aşağı yönlü baskılaması. Kayısı üreticileri, özellikle hasat ve ürünün pazara yoğun şekilde çıktığı dönemlerde alıcıların geri çekilmesinin çiftçiyi nakit ihtiyacı nedeniyle düşük fiyatlardan satış yapmaya zorladığını savunuyor.

Malatya’da dile getirilen taleplerin başında kuru kayısı için kilogram başına en az 400 TL seviyesinde üreticiyi koruyacak bir fiyat mekanizmasının oluşturulması ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasaya müdahil olması geliyor.

Üreticinin En Büyük Sorunu Artan Maliyetler

Kayısı üretimi yalnızca hasat döneminden ibaret değil. Bahçelerin bakımı, budama, gübreleme, ilaçlama, sulama, mazot, tarımsal ekipman, işçilik, hasat, kurutma, depolama ve ürünün pazara ulaştırılması gibi çok sayıda gider kalemi bulunuyor.

Son yıllarda tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarının üreticinin üzerindeki yükü ciddi şekilde artırdığı belirtiliyor. Çiftçinin temel beklentisi ise ürününü sattığında yalnızca yaptığı masrafı karşılamak değil, ailesinin geçimini sağlayabilecek ve bir sonraki üretim sezonuna hazırlanabilecek bir gelir elde etmek.

Üreticiler bu nedenle kayısı fiyatının belirlenmesinde yalnızca piyasadaki günlük arz-talep hareketlerinin değil, gerçek üretim maliyetlerinin de dikkate alınmasını istiyor.

Kayısı bahçesini bir yıl boyunca ayakta tutan çiftçinin hasat döneminde düşük fiyat baskısıyla karşı karşıya kalmasının sürdürülebilir olmadığı ifade ediliyor.

Alımların Yavaşlaması Fiyatları Baskılıyor İddiası

Üretici kesiminde en fazla tartışılan konulardan biri, ihracatçı ve büyük alıcıların piyasadaki tutumu.

Bazı üreticiler ve sektör temsilcileri, ürünün yoğun şekilde pazara çıktığı dönemlerde alımların yavaşlatılmasının fiyatları aşağı çektiğini savunuyor. Üreticiler, özellikle borcu bulunan veya acil nakit ihtiyacı olan çiftçilerin bekleme şansının bulunmadığına dikkat çekiyor.

Bu durumun pazarlık gücünü üreticinin elinden aldığı belirtilirken, piyasada az sayıda güçlü alıcının belirleyici hale gelmesinin önüne geçilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Ancak piyasaya yönelik manipülasyon ve kartelleşme iddialarının hukuken ve ekonomik veriler üzerinden yetkili kurumlarca incelenmesi gerekiyor. Üreticilerin beklentisi de Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili kamu kuruluşlarının kuru kayısı piyasasındaki fiyat oluşumlarını yakından takip etmesi.

Çiftçi açısından temel soru ise oldukça net:

Bir kilogram kuru kayısının gerçek üretim maliyeti nedir ve bugün piyasada oluşan fiyat üreticinin bu maliyetini karşılıyor mu?

400 TL Talebi: “Lüks Değil, Üretimde Kalma Meselesi”

Malatya’daki üreticiler arasında öne çıkan taleplerden biri kilogram başına en az 400 TL seviyesinde bir fiyat oluşması.

Bu rakamı savunan üreticiler, söz konusu seviyenin yüksek kazanç hedefinden çok üretimin devamlılığı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Çünkü çiftçinin gelirinin maliyetlerin altında kalması yalnızca mevcut sezonu etkilemiyor. Yeterli gelir elde edemeyen üreticinin gelecek yıl gübre kullanımı azalıyor, ilaçlama programı aksıyor, bahçe bakımı erteleniyor ve tarımsal yatırım kapasitesi düşüyor.

Uzun vadede bunun sonucu üretim miktarında ve ürün kalitesinde gerileme olabiliyor.

Dolayısıyla kayısıdaki fiyat tartışması sadece “bir kilogram kayısı kaç liradan satılacak?” sorusundan ibaret değil.

Asıl mesele Malatya’da kayısı üretiminin sürdürülebilir olup olmayacağı.

Gözler TMO’ya Çevrildi

Üreticilerin Ankara’dan en önemli beklentilerinden biri Toprak Mahsulleri Ofisi’nin piyasaya etkin şekilde müdahil olması.

Çiftçi, TMO’nun gerektiğinde müdahale alımı yaparak piyasada üreticiyi koruyacak bir denge oluşturmasını istiyor.

Böyle bir mekanizmanın özellikle ürün arzının yoğunlaştığı dönemlerde çiftçinin birkaç büyük alıcının belirlediği fiyatlara mahkûm olmasının önüne geçebileceği savunuluyor.

Müdahale alımının amacı piyasanın tamamını devletin kontrol etmesi değil; üreticinin maliyetinin çok altında oluşabilecek fiyat hareketlerine karşı güvence oluşturmak olmalı.

Bu nedenle TMO’nun kayısı piyasasındaki rolünün yeniden ve daha güçlü biçimde ele alınması gerektiği ifade ediliyor.

Malatya Milletvekillerine “Kayısı İçin Ankara’da Daha Güçlü Ses Çıkarın” Çağrısı

Tartışmanın siyasi boyutu da giderek büyüyor.

Üreticiler, Malatya milletvekillerinin kayısı konusunda daha görünür ve sonuç odaklı girişimlerde bulunmasını bekliyor.

Özellikle iktidar partilerine mensup milletvekillerine yönelik eleştirilerin merkezinde, hükümet ve ilgili bakanlıklar nezdinde daha güçlü girişimlerde bulunulması talebi bulunuyor.

Çiftçi; Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, TMO ve diğer ilgili kurumlar üzerinde Malatya’nın kayısı sorununu gündemin üst sıralarına taşıyacak siyasi irade görmek istiyor.

Malatya gibi ekonomisinin önemli bir bölümü kayısı üretimi, ticareti ve ihracatıyla bağlantılı olan bir kentte, fiyat krizinin yalnızca çiftçinin bireysel sorunu olarak görülmesi mümkün değil.

Üreticinin gelir kaybı esnafı, nakliyeciyi, sanayiciyi, tarım işçisini, tüccarı ve kent ekonomisinin tamamını doğrudan etkiliyor.

Bu nedenle milletvekillerinden beklenen yalnızca açıklama yapmak değil; Ankara’da somut sonuç doğuracak bir çözüm mekanizması oluşturulmasına öncülük etmek.

Kayısı Sadece Çiftçinin Değil, Malatya Ekonomisinin Meselesi

Malatya’da kayısı binlerce ailenin doğrudan veya dolaylı geçim kaynağı.

Bahçede başlayan ekonomik zincir; hasat işçisinden kurutma tesisine, ambalaj sanayisinden nakliyeye, tüccardan ihracatçıya kadar geniş bir kesimi kapsıyor.

Bu nedenle kayısıdaki fiyat kaybı yalnızca üreticinin cebinden eksilen para anlamına gelmiyor. Şehir ekonomisine giren nakdin azalması, yerel ticaretin zayıflaması anlamına da geliyor.

Üreticinin para kazanamadığı bir sezonda esnafın satışları da düşüyor, tarımsal yatırım erteleniyor ve kırsaldaki ekonomik hareketlilik geriliyor.

Kayısı politikalarının yalnızca tarım politikası olarak değil, Malatya’nın genel ekonomik kalkınma politikası içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.

Piyasada Şeffaflık Sağlanmalı

Üreticinin korunması için yalnızca fiyat açıklamak da yeterli olmayabilir.

Kuru kayısı piyasasında ürün miktarı, stok seviyesi, ihracat rakamları, ihracat fiyatları ve iç piyasadaki alım fiyatlarının daha şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor.

Çiftçi, kendi ürününün dünya pazarında hangi değerden satıldığını ve bu değerin ne kadarının üreticiye yansıdığını görebilmeli.

Üretici ile nihai ihracat fiyatı arasındaki makasın neden açıldığı şeffaf biçimde ortaya konulmalı.

Eğer piyasanın doğal işleyişini bozacak koordineli hareketler veya rekabeti engelleyici uygulamalar olduğuna dair bulgular ortaya çıkarsa, ilgili kurumların gerekli incelemeleri yapması da büyük önem taşıyor.

Devlet, Üretici ve Sektör Aynı Masaya Oturmalı

Kuru kayısıdaki fiyat krizinin kalıcı çözümü için yalnızca bir kesimi suçlamak yerine bütün tarafların dahil edildiği sürdürülebilir bir model oluşturulması gerekiyor.

Üreticiler, ihracatçılar, ziraat odaları, ticaret borsası, ticaret ve sanayi odası, yerel yönetimler, milletvekilleri, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve TMO aynı masa etrafında buluşmalı.

Üretim maliyetleri bilimsel biçimde hesaplanmalı, çiftçinin sürdürülebilir gelir elde edebileceği fiyat seviyesi belirlenmeli ve piyasa hareketleri sezon boyunca yakından izlenmeli.

Aksi halde her hasat döneminde benzer tartışmaların yeniden yaşanması kaçınılmaz görünüyor.

Malatya’nın Kayısısı Sahipsiz Bırakılmamalı

Bugün Malatya’daki üreticinin verdiği mesaj açık:

Çiftçi emeğinin karşılığını istiyor.

Üretici, bir yıllık emeğini maliyetinin altında satmak istemiyor; fiyatların birkaç güçlü piyasa aktörünün kontrolüne girmesinden endişe ediyor ve devletten kendisini koruyacak bir piyasa mekanizması talep ediyor.

Kilogram başına en az 400 TL talebi de bu tartışmanın merkezinde bulunuyor.

Şimdi gözler başta Malatya milletvekilleri olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çevrilmiş durumda.

Kuru kayısı, Malatya için sıradan bir tarım ürünü değil. Şehrin ekonomik hafızası, kırsal yaşamın devamlılığı ve binlerce ailenin geleceği bu ürünle doğrudan bağlantılı.

Bu nedenle üreticiyi üretimden uzaklaştıracak her fiyat politikası uzun vadede yalnızca çiftçiye değil, Malatya’ya ve Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesine zarar verecektir.

Çözüm ise üreticinin sesini duymaktan, piyasada şeffaflığı sağlamaktan ve gerektiğinde kamunun düzenleyici gücünü kullanmaktan geçiyor.

Malatya kayısısının geleceği birkaç haftalık piyasa hareketlerine bırakılamayacak kadar değerlidir.

Turgay Simavi
Genel Yayın Yönetmeni
Turgay Simavi

Malatya Siyaset haber portalında yerel ve ulusal siyaset gündemini, kamuoyunu ilgilendiren gelişmeleri objektif ilkeler doğrultusunda yayına hazırlamaktadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ