13.08.2026 - Malatya’nın Güçlü Sesi, Siyasetin Kalbi

MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver’in Gerçek dışı ve Bölge Barışını Zedeleyen Açıklamalarına Cevabımızdır

MHP Elazığ Milletvekili Semih Işıkver’in Gerçek dışı ve Bölge Barışını Zedeleyen Açıklamalarına Cevabımızdır
Reklam

MHP Elazığ Milletvekili Sayın Semih Işıkver’in Malatya Kayısısı Hakkındaki Gerçek Dışı, Ayrıştırıcı ve Bölgesel Huzuru Zedeleyen Açıklamalarına Cevabımızdır

Malatya’nın Asırlık Üretim Mirası, Uluslararası Tescilli Markası ve Üreticisinin Alın Teri Günübirlik Siyasi Hesaplara Malzeme Yapılamaz

Sayın Milletvekili,

Malatya kayısısı üzerinden yürüttüğünüz tartışmaların, Baskil’de üretim yapan çiftçilerimizin sorunlarına çözüm üretmekten çok, iki komşu şehir arasında gereksiz bir gerilim oluşturduğu açıkça görülmektedir.

Bölgesel kalkınma; şehirleri karşı karşıya getirerek, üreticiler arasında ayrışma oluşturarak veya yıllar içinde inşa edilmiş bir marka değerini hedef alarak gerçekleştirilemez. Siyasetin temel görevi, mevcut ekonomik kapasiteyi zayıflatmak değil; üretimi, sanayiyi, istihdamı ve ihracatı geliştirecek somut politikalar ortaya koymaktır.

Malatya kayısısı; herhangi bir siyasi çevrenin istediği zaman tartışmaya açabileceği sıradan bir ticari isim değildir. Bu isim, asırlık üretim kültürünün, bilimsel araştırmaların, çiftçinin emeğinin, sanayicinin yatırımının, tüccarın ticari riskinin ve ihracatçının dünya pazarlarında oluşturduğu güvenin ortak sonucudur.

Malatya’nın kayısı alanındaki kazanımları siyasi bir lütufla elde edilmemiştir. Bu kazanımlar, onlarca yıl boyunca verilen ekonomik, hukuki ve ticari mücadelenin ürünüdür.

Bu nedenle Malatya kayısısının marka değerini küçümseyen, uluslararası tescilini tartışmalı göstermeye çalışan veya Malatya’nın ihracattaki öncü rolünü haksız bir kazanç gibi sunan her söylem; yalnızca Malatya’ya değil, bölgedeki bütün üreticilere zarar vermektedir.

Malatya Kayısısı Bir Şehir Sloganından İbaret Değildir

Malatya kayısısı; toprağı, iklimi, güneşlenme süresi, yetiştiricilik kültürü, kurutma yöntemi, ürün sınıflandırması, işleme altyapısı ve uluslararası ticaret sistemiyle bütünleşmiş coğrafi ve ekonomik bir değerdir.

Bu değer yalnızca kayısının yetiştiği bahçeden ibaret değildir. Kayısı üretiminin arkasında çok katmanlı ve güçlü bir ekosistem bulunmaktadır.

Bu ekosistemin içerisinde;

  • üretici ve tarım işçisi,
  • fidancı ve ziraat mühendisi,
  • kurutma ve işleme tesisleri,
  • tüccar ve ihracatçı,
  • paketleme ve analiz laboratuvarları,
  • lisanslı depolar,
  • ürün ihtisas borsası,
  • lojistik şirketleri,
  • uluslararası pazarlama ve dağıtım ağları

yer almaktadır.

Dolayısıyla Malatya kayısısının ticari başarısını yalnızca ürünün hangi tarlada yetiştirildiği üzerinden değerlendirmek, değer zincirinin büyük bölümünü görmezden gelmek anlamına gelir.

Bir ürünün uluslararası pazarda değer kazanması için yalnızca yetiştirilmesi yeterli değildir. Ürünün standartlaştırılması, analiz edilmesi, sınıflandırılması, güvenli biçimde depolanması, ambalajlanması, uluslararası mevzuata uygun şekilde belgelendirilmesi ve dünya pazarlarına ulaştırılması gerekir.

Malatya, yıllar içerisinde bütün bu aşamaları bir araya getirmiş, kayısıyı yalnızca tarımsal ürün olmaktan çıkararak küresel ölçekte tanınan bir markaya dönüştürmüştür.

Coğrafi İşaret Keyfî Bir Etiket Değil, Hukuki ve Bilimsel Bir Koruma Sistemidir

Malatya kayısısının sahip olduğu coğrafi işaret, herhangi bir siyasi iradenin veya yerel aktörün keyfî kararıyla ortaya çıkmış değildir.

Coğrafi işaret tescilleri;

  • ürünün ayırt edici özellikleri,
  • coğrafi çevreyle kurduğu bağ,
  • iklim ve toprak koşulları,
  • üretimde kullanılan çeşitler,
  • yetiştiricilik bilgisi,
  • hasat ve işleme yöntemleri,
  • tarihsel üretim kültürü,
  • denetim ve kalite standartları

dikkate alınarak oluşturulan teknik ve hukuki dosyalar üzerinden verilmektedir.

Malatya kayısısının ulusal ve uluslararası düzeyde korunması, yıllar süren çalışmaların ve bilimsel değerlendirmelerin sonucudur.

Bu gerçek ortadayken, Malatya kayısısının tescilini basit bir şehir rekabetine indirgemek veya siyasi söylemlerle değersizleştirmeye çalışmak, coğrafi işaret hukukunun temel mantığıyla bağdaşmamaktadır.

Baskil’de yetiştirilen kayısının kendine özgü nitelikleri bulunduğu düşünülüyorsa izlenecek yöntem bellidir. Ürünün ayırt edici özellikleri bilimsel araştırmalarla ortaya konulur, üretim alanı tanımlanır, iklim ve toprak ilişkisi kanıtlanır, üretim metodu hazırlanır ve yetkili kurumlara hukuki başvuru yapılır.

Bilimsel raporların, teknik analizlerin ve hukuki başvuruların yerini siyasi demeçler alamaz.

Coğrafi işaretler kürsü konuşmalarıyla değil, bilimsel veri ve hukuki süreçlerle kazanılır.

“Biz Üretiyoruz, Malatya Paketliyor” Söylemi Ekonomik Gerçekleri Yansıtmamaktadır

Kayısı üretimini yalnızca tarımsal üretim aşaması üzerinden değerlendirmek ciddi bir ekonomi okuma hatasıdır.

Ticaret yalnızca ürünü yetiştirmekten ibaret değildir. Ürünün katma değer kazanması için işleme, sınıflandırma, depolama, paketleme, markalaşma, finansman, lojistik ve ihracat aşamalarının tamamlanması gerekir.

Malatya’nın bugün kayısı ticaretinde belirleyici bir merkez olması, tesadüf değildir. Bu başarı;

  • onlarca yıl içinde oluşturulan sanayi altyapısının,
  • kurulan entegre işleme tesislerinin,
  • tüccar ve ihracatçı birikiminin,
  • dış pazarlarda geliştirilen güven ilişkilerinin,
  • ürün standardizasyonunun,
  • lisanslı depoculuk sisteminin,
  • paketleme ve lojistik yatırımlarının

sonucudur.

“Ürün başka yerde yetişiyor, kazancı Malatya elde ediyor” şeklindeki yaklaşım, ticari değer zincirinin bütün aşamalarını yok saymaktadır.

Bir bölgenin ihracattan daha fazla pay almasının yolu, mevcut ticaret merkezini hedef almak değildir. Bunun yolu kendi sanayi altyapısını kurmak, paketleme ve işleme tesislerini geliştirmek, üretici örgütlenmesini güçlendirmek ve doğrudan ihracat yapabilecek şirketler oluşturmaktır.

Baskil’de üretim yapan çiftçilerin daha fazla kazanması hepimizin ortak arzusudur. Ancak bunun çözümü Malatya’nın ticari kapasitesini zayıflatmak değil, Baskil’in üretim ve ticaret kapasitesini güçlendirmektir.

Yatırım Eksikliğinin Sorumlusu Malatya Değildir

Baskil’de yeterli işleme, depolama, paketleme veya ihracat altyapısı kurulamadıysa bunun sorumluluğu Malatya’daki üreticiye, tüccara veya sanayiciye yüklenemez.

Malatya’daki ekonomik aktörler yıllar boyunca risk almış, yatırım yapmış, işletme kurmuş, dış pazarlarla bağlantı oluşturmuş ve ürünün dünya ölçeğinde tanınmasını sağlamıştır.

Bir şehirde yapılmayan yatırımların sorumluluğunu, komşu şehrin başarısına yüklemek adil değildir.

Siyasetçilerin görevi, komşu şehri suçlamak yerine kendi bölgelerine yatırım kazandırmaktır.

Baskil üreticisinin desteklenmesi isteniyorsa;

  • modern kurutma tesisleri kurulmalı,
  • soğuk hava ve lisanslı depolar oluşturulmalı,
  • kalite analiz laboratuvarları açılmalı,
  • üretici kooperatifleri güçlendirilmeli,
  • paketleme ve lojistik merkezleri kurulmalı,
  • ihracatçı şirketlerin oluşması teşvik edilmeli,
  • sulama ve tarımsal altyapı geliştirilmelidir.

Somut yatırım yapmadan yalnızca “pay alamıyoruz” söylemi üretmek, ekonomi politikası değildir.

Gaziantep Baklavası Üzerinden Yapılan Kıyaslama Coğrafi İşaret Mantığını Açıklamamaktadır

Coğrafi işaret sisteminde bir ürünün bütün ham maddelerinin mutlaka yalnızca ürün adını taşıyan şehrin idari sınırlarından çıkması gerektiği şeklinde genel ve mutlak bir kural bulunmamaktadır.

Önemli olan ürünün tanımlanmış üretim standardı, coğrafyayla bağı, işleme yöntemi, tarihsel birikimi, denetim sistemi ve pazarda oluşturduğu itibardır.

Gaziantep baklavası örneğinde olduğu gibi birçok coğrafi işaretli ürün, yalnızca tek bir ham madde kaynağıyla açıklanamaz. Markayı oluşturan temel unsur; üretim bilgisi, işleme yöntemi, kalite standardı ve tarihsel itibardır.

Malatya kayısısı da yalnızca tarladan toplanan meyvenin adı değildir. Malatya kayısısı; üretimden kurutmaya, işlemeden ambalajlamaya ve ihracata kadar uzanan bütünleşmiş bir kalite ve ticaret sisteminin adıdır.

Bu sistemi görmezden gelerek ürünü yalnızca il sınırları üzerinden tartışmak, ekonomik ve hukuki gerçekliği daraltmaktadır.

Malatya Markası Bölgedeki Üreticinin Değerini Düşürmemiş, Aksine Yükseltmiştir

Malatya kayısısı markası, Fırat Havzası’ndaki üreticilerin ürününü değersizleştiren değil, dünya pazarında daha tanınır hâle getiren bir şemsiye görevi görmüştür.

Uluslararası alıcılar açısından “Malatya Apricot” adı;

  • belirli bir kalite standardını,
  • ürün güvenliğini,
  • kurutma kültürünü,
  • ticari güvenilirliği,
  • sürdürülebilir tedariki,
  • uzun yıllara dayanan pazar tecrübesini

ifade etmektedir.

Bu marka gücü parçalandığında, bundan en çok küçük üreticiler zarar görür.

Çok sayıda küçük ve birbiriyle rekabet eden yerel etiket ortaya çıkması hâlinde uluslararası alıcıların pazarlık gücü artar. Üreticiler birbirine karşı fiyat kırmaya zorlanır, kalite standardı bozulur ve ürünün küresel itibarı zayıflar.

Markayı parçalamak üreticiyi güçlendirmez. Aksine uluslararası alıcıların elini güçlendirir.

Tek ve güçlü bir marka altında hareket etmek, üreticinin pazarlık gücünü korur ve ürünün değerini yükseltir.

Kayısıyı Küçümseyen Kıyaslamalar Kamuoyuna Sağlıklı Bilgi Sunmamaktadır

Malatya kayısısının dünya ekonomisindeki ve uluslararası coğrafi işaret sistemindeki yerini, ilgisiz ürün örnekleriyle kıyaslamak sağlıklı bir değerlendirme değildir.

Malatya kayısısı;

  • uluslararası pazarlarda bilinen,
  • geniş bir ticaret ağına sahip,
  • binlerce aileye gelir sağlayan,
  • bölgesel ekonomiyi doğrudan etkileyen,
  • işleme ve ihracat sanayisi oluşturan

stratejik bir tarım ürünüdür.

Bu ölçekteki bir ürünü, ekonomik ve hukuki karşılığı bulunmayan yüzeysel benzetmelerle tartışmak, konunun ciddiyetine uygun değildir.

Kamuoyunun siyasi sloganlara değil, doğrulanabilir bilgilere ve bilimsel verilere ihtiyacı vardır.

Kardeşlik Söylemi, Komşunun Hakkına Saygıyla Anlam Kazanır

Malatya ve Elazığ arasındaki tarihsel, kültürel ve sosyal ilişkiler, günübirlik siyasi tartışmalardan çok daha köklüdür.

İki şehir arasında akrabalık bağları, ticari ilişkiler, ortak kültür ve Fırat Havzası’nın oluşturduğu güçlü bir toplumsal birliktelik bulunmaktadır.

Ancak kardeşlik söylemi tek taraflı bir ifade değildir. Kardeşlik, karşılıklı haklara, emeğe ve kazanımlara saygı göstermeyi gerektirir.

“Malatya bizim kardeşimiz” denildikten sonra Malatya’nın uluslararası tescilli ürününü, ticari itibarını ve üretim mirasını hedef alan açıklamalar yapmak, kullanılan kardeşlik söylemiyle çelişmektedir.

Malatya’nın hakkını savunmak, Elazığ’a veya Baskil’e karşı olmak değildir.

Malatya kayısısına sahip çıkmak;

  • çiftçinin emeğine,
  • üretim kültürüne,
  • uluslararası hukuka,
  • ticari itibara,
  • bölgesel ekonomik istikrara

sahip çıkmaktır.

Deprem Sonrası Ayağa Kalkmaya Çalışan Bir Şehri Hedef Almak Yapıcı Siyaset Değildir

Malatya, yaşadığı büyük afetlere ve ekonomik kayıplara rağmen üretmeye, ihracat yapmaya ve bölge ekonomisine katkı sunmaya devam etmektedir.

Şehrin üreticisi don, kuraklık, maliyet artışı ve pazar riskleriyle mücadele etmektedir. Sanayici ve tüccarlar deprem sonrası ağır ekonomik koşullar altında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmaktadır.

Böylesi bir dönemde Malatya’nın en güçlü ekonomik değerlerinden birini siyasi tartışmaların hedefi hâline getirmek, bölgesel dayanışma anlayışıyla bağdaşmamaktadır.

Komşuluk hukuku, zor durumda bulunan bir şehrin ekonomik değerlerini tartışmaya açmayı değil, o şehrin yeniden ayağa kalkmasına katkı sunmayı gerektirir.

Baskil İçin Çözüm Malatya ile Rekabet Kavgası Değil, Kurumsal Kapasite İnşa Etmektir

Baskil üreticisinin emeği değerlidir ve korunmalıdır.

Baskil’de üretilen kayısının daha yüksek katma değer kazanması için yapılması gerekenler açıktır:

  • üreticinin örgütlenmesi,
  • kooperatiflerin güçlendirilmesi,
  • sulama yatırımlarının artırılması,
  • kurutma standartlarının geliştirilmesi,
  • paketleme tesislerinin kurulması,
  • laboratuvar ve kalite analiz kapasitesinin artırılması,
  • soğuk hava ve lisanslı depoların oluşturulması,
  • doğrudan ihracat kanallarının geliştirilmesi.

Bunların tamamı mümkündür ve bölge ekonomisine katkı sağlar.

Malatya, Baskil’de yapılacak her yatırımın karşısında değil, yanındadır. Üreticinin güçlenmesi, bütün havzanın güçlenmesi anlamına gelir.

Ancak üreticiyi desteklemek ile Malatya markasını hedef almak birbirinden tamamen farklı konulardır.

Baskil’in kalkınması, Malatya’nın kaybetmesine bağlı değildir. İki şehir de birlikte büyüyebilir. Bunun yolu çatışma değil; üretim, yatırım ve iş birliğidir.

Son Sözümüz Açıktır

Baskil’e tesis kurulacaksa kurulsun.

Modern depolama merkezleri oluşturulacaksa oluşturulsun.

İhracat şirketleri kurulacaksa kurulsun.

Yeni markalar bilimsel ve hukuki şartları karşılayarak geliştirilecekse geliştirilsin.

Üreticinin kazancı artacaksa bundan memnuniyet duyarız ve destekleriz.

Ancak Baskil üreticisinin emeği, Malatya’nın markasına karşı siyasi bir araç olarak kullanılamaz.

Malatya kayısısının ulusal ve uluslararası tescili, yıllar içinde oluşmuş marka değeri, üretim altyapısı ve ihracat başarısı siyasi polemiklerle değersizleştirilemez.

Hiç kimse kendi bölgesindeki yatırım ve planlama eksikliklerini Malatya’nın tarihsel başarısını hedef alarak gizleyemez.

Malatya; çiftçisiyle, sanayicisiyle, tüccarıyla, ihracatçısıyla ve bütün üretim ekosistemiyle kayısının küresel merkezi olma niteliğini korumaya devam edecektir.

Bizim çağrımız çatışmaya değil, sorumluluğadır.

Siyaset; şehirleri karşı karşıya getirerek değil, üreticiye tesis, altyapı, pazar ve yatırım sağlayarak yapılmalıdır.

Sayın Milletvekilini, Malatya’nın emeğini ve uluslararası tescilli markasını hedef alan açıklamalardan uzak durmaya; Baskil üreticisinin gerçek sorunlarına çözüm olacak somut projeler geliştirmeye davet ediyoruz.

Malatya’nın başarısı Elazığ’ın kaybı değildir.

Baskil üreticisinin güçlenmesi de Malatya’nın zayıflamasıyla değil, bütün Fırat Havzası’nın üretim ve ticaret kapasitesinin geliştirilmesiyle mümkündür.

Malatya kayısısı, asırlık bir üretim mirası ve uluslararası bir marka değeridir.

Bu miras, günlük siyasi hesaplara ve bölgesel popülizme kurban edilemez.

Malatya’nın emeğine, üreticisine, markasına ve hukukla korunmuş hakkına sahip çıkmaya devam edeceğiz.

 

Turgay SİMAVİ  – malatyasiyaset.com

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ