13.08.2026 - Malatya’nın Güçlü Sesi, Siyasetin Kalbi

Mikro-Milliyetçilik ve Popülizm İskambil Evi: Baskil Kayısısı Üzerinden Yürütülen Siyasi İllüzyonun Anatomisi

Mikro-Milliyetçilik ve Popülizm İskambil Evi: Baskil Kayısısı Üzerinden Yürütülen Siyasi İllüzyonun Anatomisi
Reklam

Mikro-Milliyetçilik ve Popülizm İskambil Evi: Baskil Kayısısı Üzerinden Yürütülen Siyasi İllüzyonun Anatomisi

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Elazığ Milletvekili Semih Işıkver’in Baskil kayısısı üzerinden başlattığı ve “Sözümüzün arkasındayız” diyerek ısrarla sürdürdüğü açıklamalar, her ne kadar “Baskil’in hakkını savunmak ve üreticiyi korumak” ambalajıyla sunulsa da temelde teknik, hukuki ve ticari gerçekliklerden tamamen kopuk popülist bir siyasi illüzyondan ibarettir.

Geçtiğimiz yıllarda bölge ekonomisinin dengelerini hiçe sayarak atılan yanlış bir adımı, bugün “Konuyu ucuz polemik mezesi yaptırmayız” gibi sert ve savunmacı bir retorikle kapatmaya çalışmak; mikro-milliyetçilikten oy devşirme çabasının ve asırlık tescilli bir dünya markasını gündelik siyasete kurban etme ısrarının açık bir tezahürüdür.

Sayın Işıkver’in iddiaları ve bu iddiaların arkasına sığındığı argümanlar, stratejik, kurumsal ve ekonomi-politik açılardan şu temel esaslar çerçevesinde sarsılmaya mahkûmdur:

1. Coğrafi İşaret Hukukunu Yok Saymak: Mülki Sınır Siyaseti Akılla Bağdaşmaz

Sayın Milletvekili’nin “Tescil bakımından Malatya kayısısı sadece Malatya il sınırlarını kapsamalıdır” şeklindeki söylemi, coğrafi işaret (coğrafi tescil) hukukunun ve uluslararası fikri mülkiyet normlarının en temel esaslarını açıkça görmezden gelmektedir.

Stratejik ve Teknik Gerçek: Coğrafi işaretler; valiliklerin veya kaymakamlıkların harita üzerinde çizdiği idari sınırlara göre değil; toprak yapısına, iklim havzasına, mikroklima özelliklerine ve botanik bütünlüğe göre verilir. Baskil, ekolojik ve mikroklimatik açıdan hem Türk Patent ve Marka Kurumu hem de Avrupa Birliği (AB) nezdinde tescillenmiş olan “Malatya Kayısısı” ana üretim havzasının tam merkezinde yer almaktadır.

Doğa, iklim ve bilim idari sınır tanmazken, sırf siyasi hedefler uğruna tarımsal bir havzayı valilik sınırlarına hapsetmeye çalışmak; ya derin bir teknik bilgi eksikliğinin ya da kasıtlı bir popülist çarpıtmanın ürünüdür.

2. Baskil Üreticisine Hizmet Değil, Küresel Pazardan İzolasyon

Semih Işıkver’in “Baskil kayısısını Malatya tescilinden ayırıp ilçe adına müstakil tescil alacağız” ısrarı, Baskilli çiftçinin cebine ek gelir koymaz; aksine çiftçinin malını küresel pazarda korumasız ve sahipsiz bırakır.

“Malatya Kayısısı” markası; yüz yılı aşan ticari geleneği, milyarlarca dolarlık ihracat hacmi, küresel tedarik zincirleri ve AB tesciliyle dünya çapında bir pazar gücüne ve marka algısına ulaşmıştır. Baskil üreticisi de bugün ürününü bu devasa markanın sağladığı prestij, güven ve pazar garantisiyle dünya pazarlarına sunmaktadır. Sırf Elazığ’da siyasi nutuklar atabilmek ve seçim dönemlerinde prim yapabilmek adına Baskil kayısısını bu küresel şemsiyeden çıkarıp sıfırdan hayali bir etiket yaratmaya kalkışmak, Baskilli üreticinin kazanılmış küresel hakkını gasp etmektir.

3. Sorumluluktan Kaçışın Klasik Kılıfı: “Mihraklar” ve “PR” Retoriği

Argümanları iktisadi ve bilimsel temelde çöken politikacıların sığındığı en kolay liman olan “Mihraklar, ucuza polemik yapanlar, PR peşinde koşanlar” söylemi, kamuoyunun ve üreticinin gözünü boyamaya yetmez.

  • Asıl PR Çalışması Nerededir? Eğer bu süreçte ucuza bir PR çalışması aranacaksa; o da bölgenin entegre tarım ekosistemini dinamitlemek pahasına meclise verilen soru önergeleri üzerinden “Baskil’i kurtaran kahraman” rolüne soyunma çabasıdır.

  • İdari Hizmetlerin Faturasını Markaya Kesmek: Açıklamada geçen “Baskil Gıda OSB” ve “yıllardır çözülemeyen yol sorunu” gibi idari ve altyapısal eksiklikleri, tescilli bir markaya saldırma kılıfı altında meşrulaştırmaya çalışmak siyasi bir kurnazlıktır. Yol yapmak, sanayi bölgesi kurmak ve altyapıyı getirmek iktidarın ve siyaset kurumunun asli görevidir. Yıllardır çözülmeyen yerel sorunların faturası, tescilli kayısı markasına kesilemez.

4. Malatya’yı Karşısına Alarak Bölgesel Kalkınma Sağlanamaz

“Bu girişimlerimizin Malatya ilimizle bir ilgisi yoktur” ifadesi, serbest piyasanın ve bölge ticaretinin aklıyla adeta alay etmektir. Baskil’de yetiştirilen kayısının işlendiği, lisanslı depolara girdiği, ambalajlandığı, ihracat kanallarına ulaştığı ve uluslararası tüccarla buluştuğu ana lojistik üs ve borsa merkezi Malatya’dır.

Malatya’nın devasa ihracat kanallarını, entegre tesislerini ve borsa ekosistemini yok sayıp “biz kendi pazarımızı kurup ayrışacağız” iddiasında bulunmak, serbest piyasa koşulları ve lojistik gerçeklikler karşısında çökmeye mahkûmdur. Siyasetçilerin görevi ticari ekosistemle kavga etmek değil, o ekosisteme en yüksek katma değerle entegre olmaktır.

Sonuç: İçi Boş Hamaset Baskilli Üreticiyi Doyurmaz

Açık ve net olarak vurgulamak gerekir ki; Baskil kayısısı ne oda seçimlerinin ve genel seçimlerin oy malzemesidir ne de Meclis tutanaklarında kalacak iki satırlık soru önergesinin popülist konusudur.

Baskil kayısısı, Malatya kayısı havzasının öz evladıdır ve zaten dünyanın en güçlü coğrafi tescillerinden birinin koruması altındadır. Siyasilerin ve bölge aktörlerinin yapması gereken şey; yapay idari sınırlar çizerek dünya markası olan bir ürünü küçültmek değil, var olan devasa ihracat pastasından Baskilli üreticinin hak ettiği payı almasını sağlayacak soğuk hava depoları, modern ambalajlama tesisleri ve altyapı yatırımlarını somut olarak bölgeye getirmektir. İçi boş bölgesel hamaset, Baskil’deki çiftçinin alın terine değer katmaz!

Turgay SİMAVİ – malatyasiyaset.com

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ